1941 Doğum Yılı:
Fethullah Gülen, resmî nüfus kaydına göre 27 Nisan 1941'de, Erzurum
ili, Hasankale (Pasinler) ilçesi, Korucuk köyünde dünyaya geldi.
1945 Kur'an Öğrenmeye Başladı
Annesinden 4 yaşında Kur'an öğrenmeye başladı ve kısa zamanda Kur'an'ı
hatmetti.
"Benim ilk Kur'an hocam validemdir. Kendi anlattığına göre
bana dört yaşımda Kur'an okumayı öğretmiş. Bir ay içinde de hatmettiğimi
söyler. Ben, hatmettiğimi hatırlamıyorum. Ancak bütün köylüye yemek
verdiler. Birisi de bana "Senin düğünün oluyor" dedi.
Utandım, ağladım."
1946 İlkokula Başladı
"O sıralarda köyümüzde ilkokul yoktu. Şu anda da mevcut olan
caminin bitişiğindeki medreseyi, sınıf olarak kullandılar. Gündüzleri
çocuklara, geceleri de yaşlı erkek ve kadınlara orada okuma-yazma
öğretiyorlardı. O yaşlı başlı insanların durumunu pencereden seyreder
gülerdim. Bana halleri çok tuhaf gelirdi. Yaşım tutmadığı için ilk
sene beni okula almadılar. Okula gittiğimde yaşım yine tutmuyordu;
fakat devam ettim. İki veya üç sene okula gittim."
1949 İlkokul Günleri ve Yarıda Kalan Eğitim
Babasının 1949 yılında Alvar Köyü'ne imam olması ve ailesinin oraya
taşınması nedeniyle ilkokulu bırakmak zorunda kaldı ve daha sonra
dışarıdan tamamladı.
"İki buçuk sene kadar okuduktan sonra okuldan ayrıldım. Babam,
İmam olarak Alvar'a gittiği için biz de ailece oraya taşındık. Bir
daha da okula gitmedim. Bir ara Korucuk'a gelmiştim. Bu kadın öğretmen
beni görmüş ve "Ben seni dördüncü sınıfa geçirdim" demişti.
Fakat onun bu jesti de fayda etmedi. Okula gitmedim. İlkokulu daha
sonra, Erzurum'da dıştan imtihanla bitirdim."
1951 Hafızlık Çalışmaları
Babası Ramiz Hocaefendi'den Arapça dersler aldı ve hafızlığını tamamladı.
"Ev işlerinden ve hayvanları gütmekten vakit bulabildiğim
ölçüde ezber yapabiliyordum. Buna rağmen iyi çalıştığım günler yarım
cüz kadar ezberleyebiliyordum. Zaten yazın vakit bulmam mümkün değildi.
O kış hıfzımı tamamladım." (Küçük Dünyam)
"Ben şahsen hafızım ve hayatımda iki defe hafızlık yapanlardanım.
Bir, on küsur yaşlarındayken babam yaptırmıştı. Bazı sebeplerden
ötürü üzerinde duramadığımdan tamamen unutmuştum. Daha sonra 1980'lerde
tekrar dört ayda hafız oldum. Fakat kemâl-i samimiyetle söylemeliyim
ki, onu her okuyuşta yeni yeni ufuklar, yeni yeni kıtalar keşfediyor
gibi oldum. Ona gönlünü veren herkesin de aynı şekilde düşündüğünü
zannediyorum. Elverir ki, mânâya âşina olarak ondaki ilâhi maksatlar
takip edilebilsin ve biraz da –daha önce de bahsettiğim gibi- konsantrasyon
içinde ciddî bir biçimde okunsun. (Prizma-4, Kasım 2003)"
1955 Erzurum'daki Talebelik Günleri
Kurşunlu Camii Medresesindeki Sadi Efendi'nin yanından ayrıldı ve
Kemhan Camii yanındaki medresede 6 ay kadar okudu. Oradan da ayrıldı
ve Taşmescid'e gitti. Metruk haldeki Ahmediye Camii'nde kendi imkanlarıyla
bir oda hazırlayarak Zinnur adında bir arkadaşıyla oraya yerleştiler.
Burada Osman Bektaş Hoca'dan ders almaya başladı.Edirne'ye gidinceye
kadar hep burada kaldı.
"Sadi Efendi ile aramızda bir ara huzursuzluk oldu neticede,
medreseden ayrılmaktan başka çarem kalmadı. " Sadi Efendi'nin
yanından ayrılınca Kemhan Caminin yanındaki medreseye gittim. Zaten
eşya olarak sadece bir sandığım vardı. Bu medresede beş-altı arkadaş
kalıyorduk. Eğer birinin misafiri gelirse, yatacak yerimiz kalmazdı.
Sadi Efendinin yanından ayrılınca Osman Bektaş Hocanın yanına gittim.
Osman Hoca fıkıhta hakikaten üstattı. Zaten müftülüğe bir müstefti
(fetva sormak isteyen) gelirse, o sırada müftü olan Sadık Efendi
kapıcıyı gönderir ve Osman Hoca'yı müftülüğe çağırırdı. Meşguliyeti
fazla olan bir insandı. İmkanları da iyiydi.Osman Hoca beni izhardan
başlattı. Bir iki ders okuduktan sonra "Molla Fethullah! Seni
bu derslerle meşgul etmeyelim. Sen de Cami oku" dedi."
1957 Risale-i Nurlarla tanışma
Erzurum'da talebelik yıllarında Bediüzzaman'ın yanından gelen Muzaffer
Arslan'ın sohbetlerine katılması üzerine risaleleri tanır ve bir
daha da sohbetlere katılmaktan geri kalmaz. Ramazan vesilesiyle
Amasya, Tokat ve Sivas taraflarını dolaşarak vaazlar verdi ve sohbetler
yaptı.
"Kırkıncı Hoca, bana, Selahattin ve Hatem'e Bediüzzaman Hazretlerinin
yanından birisi gelmiş, akşam sohbet yapacak, oraya gidelim"
dedi. Teklifini hemen kabul ettik. Çünkü, Bediüzzaman'ın yanında
bulunmuş bir insanı ilk defa görecektik. Bu da bizim için çok cazip
ve orijinal bir hadiseydi.
Mehmet Şergil'in terzi dükkanına geldik. Burası, iki kilimden biraz
daha genişçeydi. İlk gece veya ikinci gece orada bulunanlardan aklımda
kalan isimlerden bazıları, Mehmet Şevket Eygi, Esat Keşafoğlu ve
Osman Demirci'dir. Şevket Eygi, yedek subaylık yapıyordu. Esad Keşafoğlu
ise o sırada üsteğmendi. Bediüzzaman Hazretleri, Muzaffer Arslan'a
"şark'ı bir dolaş gel" demiş o da Sivas, Erzincan ve Erzurum'u
dolaşmaya gelmişti. 15 gün kadar Erzurum'da kaldı. İlk gece Hücumat-ı
Sitte okundu. Ertesi gün Beşinci Şua'dan ders yapıldı. Bizimle gelen
mollalardan bazıları, oradaki tevillere itiraz ettiler ve bir daha
gelmediler. Fakat anlatılanlar beni iyice sarmıştı. Bilhassa Muzaffer
Arslan'ın bir sahabe hayatı yaşaması, sadeliği ve samimiyeti bana
çok tesir etti. Ben zaten sahabe aşığı bir insandım. Onu görünce,
işte aradığım insanları buldum, dedim ve bir daha da ayrılmayı düşünmedim.
Muzaffer Arslan'ın pantolonunun iki dizi de yamalıydı. Ceketi de
işte ona göreydi. Tabii ki bu sadelik bana apayrı duygular ilham
ediyordu. Ayrıca ibadette derinlik vardı. Namaz kılışları, dua edişleri
bana bambaşka görünmüştü. Derse gelip gidenlerden Çiğdem Bakkalı'nın
sahibi bir Zeki Efendi vardı. Onun dua edişi de çok hoşuma giderdi.
Yürekten dua etmesine bayılırdım. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum;
fakat kısa bir müddet zannediyorum. Üstad'dan Erzurum'a bir mektup
geldi. "Mektup kime hitaben yazılmıştı? Üstad bu mektubu kime
dikte ettirmişti?" hatırlamıyorum. Fakat selam gönderdiği isimler
vardı. Sonunda da Fethullah ile Hatem'e de selam deniyordu. Ben
adımın zikredildiğini duyunca ayaklarım yerden kesildi zannettim;
o kadar sevinmiştim. Hayatımda o derece sevindiğim çok az vakidir.
Şimdi o mektup nerdedir, kimdedir, onu da bilmiyorum. Ancak bu bana
yetmişti. Sohbetlere gitmeyi bir daha terk etmedim."
1959 Erzurum'dan Edirne'ye Gitti
Erzurum'dan ayrılarak Edirne'ye gitti. Edirne'de Hüseyin Top hocanın
yardımıyla çevre edindi. Girdiği imtihanları kazandı, ancak askerliğini
henüz yapmadığı için 6 Ağustos 1959'da resmen Üçşerefeli Cami ikinci
imamlığına tayin edildi. İki buçuk sene Üçşerefeli Cami'nin bir
penceresinde kaldı.
1962 Askerlik Günleri ve Hava Değişimi
Acemi eğitim dönemini Ankara Mamak'ta tamamladıktan sonra dağıtım
yeri İskenderun'a çıktı. Burada hastalandı ve hava değişimiyle,
4 yıl önce ayrıldığı Erzurum'a gitti. Hava değişimi sırasında Erzurum'daki
camilerde vaaz verdi. Usta erlik dönemini İskenderun'da geçiren
Fethullah Gülen burada vaazlar verdi. Bir vaazı bahane edilerek
mahkemeye sevk edildi. Yeni İstiklal Gazetesi olayı manşetten duyurdu.
Mahkemece aklandı. Ancak disiplin cezası olarak 10 gün askeri hapishanede
yattı. Hastalandı. Rapor alarak tebdil-i hava için Erzurum'a geldi.
Askerliğinin bitmesine 34 gün kala terhis edildi.
1964-1966 Yeniden Edirne'ye Dönüş,Kırklareli ve İzmir'e
Tayin
Askerden sonra yaklaşık 1 sene Erzurum'da kaldı. Daha sonra yeniden
Edirne'ye döndü ve 4 Temmuz 1964 günü Dar'ül Hadis camiinde Kur'an
Kursu öğretmeni ve fahri imam olarak göreve başladı.Şimdi Profesör
olan Suat Yıldırım o zamanlar Edirne müftüsü oldu. Bir ev tutup
beraberce kaldılar. Darulhadis Camii'nin imam odasında özel sohbetler
başlattı.Edirne'de 1 yıl geçmişti.Kırklareli'ne tayin istedi ve
31 Temmuz 1965'te Kırklareli merkez vaizliğine tayin edildi.1966'da
İzmir merkez vaizliğine tayin edildi. Bundan ayrı olarak, Kestanepazarı
Derneği Kur'an kursunda gönüllü öğreticilik ve belletmenlik yapmaya
da başladı.
18.02.1968 İlk Kez Hacca Gitti
İzmir Kestanepazarı Kur’an Kursunda hocalık yaparken Diyanet İşleri
Başkan Vekili Lütfü Doğan kendisini telefonla arayarak Diyanet Görevlisi
olarak hacca gönderileceği söyleyince o sene ilk kez hacca gitti.
1968 Yılı Kurban ve Hac mevsimi Mart ayının 10’unda idi. Fethullah
Gülen’in hacca gidişi ile ilgili haber 19 Şubat 1968 tarihli İttihad
gazetesinde yer aldı.
Kabe’ye Doğru
Kurban bayramının yaklaşması münasebetiyle bütün İslâm âleminden
Hicaz’a Müslümanlar akın akın gitmekte ve Hac farizelerini ifâ için
Mekke-i Mükerreme’de toplanmaya başlamış bulunmaktadırlar. Geçen
yıllara nazaran Türkiye’den Hicaz’a gidenlerin sayıları bu yıl bir
hayli arttığı gibi, hacı namzetlerini uğurlamak için onbinlerce
Müslüman yollara dökülmekte ve tekbir sesleri arasında kafileler-otobüslerle
mukaddes beldelere hareket etmektedir. Diyanet İşleri Riyaseti ise,
Türkiye’den giden hacı namzetlerinin dini feraizi noksansız ifâ
etmelerini temin için Hicaz’a temsilciler göndermiştir. Resimde,
Diyanet Riyaseti tarafından Hicaz’a gönderilen İzmir Merkez Vaizi
Fethullah Gülen Hoca, kendisini uğurlayan İzmirlilerle birlikte
görülüyor. Hocaefendi’nin Diyanet tarafından Hacca vazifeli olarak
gönderilmesi İttihad Gazetesi’nde bu şekilde yer almıştı. (İttihad
Gazetesi, 19 Şubat 1968)
1971 12 Mart Muhtırası'na Doğru Kestanepazarı'ndan Ayrıldı
1971 yılında 12 Mart Muhtırası'ndan önce Kestanepazarı Kur'an Kursu'ndaki
görevinden ayrıldı.
03.05.1971 Tevkif Edildi
"Doktor Bey'e "Bizim eve gidelim" dedim. Yolda yine
bir köpeğe çarptık. Ben, "Bizi evde bekliyorlar, herhalde"
dedim. Eve girdiğimde siyasî polislerin bütün eşyaları didik didik
edip evin ortasına yığdıklarını gördüm.. Ben içeriye girince polisler
"Hoş geldin" dediler. Aramaya devam ettiler.
Görevlilere "Geç kalır mıyım? Bir şeyler yiyeyim mi?"
dedim. Gayem hem biraz açlığımı yatıştırmak hem de esas niyetlerini
öğrenmekti. Bana "karnını doyur. Ne zaman döneceğin belli olmaz"
dediler. Bir iki lokma pilavdan aldım. Biraz sonra Tepecik inzibat
merkezine götürülmek üzere yola çıktık.
09.11.1971 Tahliye Oldu
"Nihayet 7. ayın içinde son bir kere daha mahkemeye çıkarıldık.
Avukatımız üç aydan beri tekrar edip durduğu tahliye talebimizi
ümitli bir eda ile mahkeme heyetine bir kez daha arz etti. O esnada,
birden bire alışmadığımız bir şey oldu. O güne kadar, elli defa
tahliye talebimize bıkmadan usanmadan elli defa "tutukluluklarına"
diyen mahkeme heyetine, savcı, ayağa kalktı ve "Nasıl olsa
birilerini -Av. Bekir Bey'i kastediyordu- bırakınız; bunları da
bırakın gitsinler" dedi. Hem şaşırmış hem de çok sevinmiştik."
20.09.1974 Babası Ramiz Efendi Vefat Etti
Ramazan ayının üçüncü günü, babası Ramiz efendi vefat etti.
"Evet, o sene benim için bir hüzün senesi oldu. Babamın vefatından
bir ay kadar önce Edremit'te Ceza Hakimi Necmeddin Güvenli gibi
çok sevdiğim bir dostum vefat etmişti. Onun vefatından az önce bir
rüya görmüştüm. Rüyamda benim bulunduğum yerde semanın derinliklerine
doğru iki uçak batıp kayboluyordu. Bu hadise bir-iki defa tekrarlandı
zannediyorum. Ve babam ile Hakim bey bir ay ara ile vefat ettiler.
-İnşallah- ikisi de Cenabı Hakk'ın rıdvanına mazhar olmuşlardır.
1975 Konferanslar Vermeye Başladı
1975 yılında Kur'an ve İlim, Darwinizm, Altın Nesil, İçtimaî Adalet
ve Nübüvvet isimli konferanslar serisine başladı ve 1976 yılında
da devam eden bu konferanslar münasebetiyle İzmir dışında Ankara,
Çorum, Malatya, Diyarbakır, Konya, Antalya, Aydın gibi illeri ziyaret
etti.
26.08.1977 İstanbul'daki İlk Vaazı
İstanbul Eminönü'nde bulunan Yeni Cami'de ilk vaazını verdi. Vaazın
konusu Müslüman'ın öncelikle kendine ve benliğine çeki düzen vermesi
idi.
1979 Sızıntı Dergisi'nde Yazılar Yazmaya Başladı
İlk sayısı Şubat 1979'da çıkan Sızıntı Dergisi'nde başyazıları ve
daha sonra orta sayfa yazılarını yazmaya başladı. İnsana ve yeni
nesle verdiği önemden ötürü ilk başyazı "Bu Ağlamayı Dindirmek
İçin Yavru" adını taşıyordu.
09.1980 Askeri Darbe
12 Eylül 1980 günü ihtilalin ardından görevini fiilen sürdürme imkânı
bulamadı. 45 günlük bir heyet raporu aldı.
"12 Eylül öncesinde cereyan eden hadiselerin bir darbe ve ihtilale
davet mahiyetinde olduğunu anlamak için, zannederim ne ferasete
ne de kehanete ihtiyaç vardır. Hadiselerin dilinden en kaba çizgileriyle
anlayanlar dahi gelmekte olan ihtilalin sesini kulak zarları yırtılırcasına
duymuşlardır. Meseleye bu zaviyeden bakacak olursak, olması muhtemel
darbeyi ben de herkes kadar hissetmekteydim ve etrafıma söylediklerim
de bu mahiyette şeylerdir.
01.07.1988 Yeni Ümit Dergisi’nde Başyazılara Başladı
İlk sayısı 1 Temmuz 1988 yılında çıkan ve üç aylık periyotlarla
yayın hayatına devam eden Yeni Ümit Dergisi’nde başyazılar yazmaya
başladı. Bu dergide yazdığı ilk başyazı “Yeni Ümit’in Mütevazı İkliminde”
adını taşıyordu.
13.01.1989 Üsküdar’da Valide Sultan Camii'nde Vaazlara
Başladı
İstanbul’da 13 Ocak 1989 yılında Üsküdar Valide Sultan Camii'nde
vaazlara başladı. Bundan önce en son 6 Nisan 1986 Çamlıca Camii'n
açılışında Miraç kandili dolayısıyla vaaz vermişti. Üsküdar vaazları
1 yılı geçkin süreyle 16 mart 1990 tarihine kadar (62 hafta) devam
etti. Burada bütün yönleriyle Peygamber Efendimiz’i ve O'nun sünnetini
anlattı. Bu vaazlar, daha sonra Sonsuz Nur adıyla 3 cilt halinde
kitaplaştırıldı. 1989 yılı içinde Üsküdar Valide Sultan Camii'nde
haftada bir Cuma günleri toplam 51 hafta vaaz verdi. Geri kalan
11 haftalık vaaz 1990 yılı içinde 16 Mart gününe kadar devam etti.
28.06.1993 Annesi Refia Gülen Vefat Etti
Refia Gülen Hanımefendi, 28 Haziran 1993 Pazartesi saat 12.20 sularında
İzmir'de vefat etti.
23.01.1995 Sabah ve Hürriyet Gazeteleriyle Röportaj Yaptı
Sabah'tan Nuriye Akman ve Hürriyet'ten Ertuğrul Özkök ile yaptığı
röportajlar. Röportajlar Türkiye'nin içinde bulunduğu durum, Başbakan
Tansu Çiller ile görüşme İslamiyet, siyaset, kadın ve eğitim ekseninde
geçti.
11.02.1995 Polat Renaissance'ta Gazeteciler ve Yazarlar
Vakfı'nın İftarına Katıldı
Fethullah Gülen yaptığı konuşmada bu toplantının birlik vesilesi
olmasını diledi.
04.04.1996 Patrik Bartholomeos İle Görüştü
Son yıllarda toplumsal hoşgörü temasının en fazla işleyen, Fethullah
Gülen ve Fener Rum Patriği Bartholomeos, sıcak bir ortamda bir araya
gelerek Türkiye'de Müslüman ve gayr-i müslim kesimler arasında diyalogu
başlattılar.
08.11.1996 Fatih Üniversitesi'nin Açılışına Katıldı
İstanbul Beylikdüzü'ndeki merkez kampüsünde bulunan Fatih Üniversitesi
08 Kasım 1996'da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından hizmete
açıldı. Açılışa Alparslan Türkeş, Rıza Akçalı ve birçok siyasetçi,
bilim adamı ve işadamı katıldı. Fethullah Gülen bütün davetliler
ve Cumhurbaşkanı ile yakından ilgilendi
11.06.1997 Sağlık Problemleri Nedeniyle ABD'ye Gitti
Uzun zamandır kendisini rahatsız eden kalp sıkıştırması nedeniyle
ABD'ye gitti. Ohio eyaletinde anjiyo yaptırdı.
27.06.1997 ABD'de Kalp Anjiyosu Geçirdi
Sağlık problemlerinden dolayı bir süredir ABD'de tedavi gören Fethullah
Gülen Hocaefendi, başarılı bir kalp anjiyosu geçirdi. Ohio eyaletindeki
Cleveland Clinic Foundation Hastanesi kardiyoloji mütehassıslarından
Dr. Murat Tuzcu yönetimindeki bir ekibin geçtiğimiz Cuma günü, Hocaefendi'nin
kalbine başarılı bir anjiyo müdahalesinde bulunduğu öğrenildi. Hocaefendi,
uzun süredir kalp, şeker ve yüksek tansiyon rahatsızlıklarından
mustaripti.
23.01.1998 Papa II. John Paul, Ramazan Bayramı Dolayısıyla
Kendisine Bir Mesaj Yolladı
Katolik dünyasının lideri Papa II. John Paul, Dinlerarası Diyalog
İçin Papalık Kurulu Başkanı Kardinal Francis Arinze aracılığıyla
Ramazan'ın sona ermesi ve yaklaşan bayram sebebiyle Fethullah Gülen'e
bir mesaj gönderdi.
09.02.1998 Vatikan'da Papa II. John Paul İle Görüştü
Vatikan'da dinlerarası diyalog adına Katolik dünyasının lideri Papa
II. John Paul ile yaklaşık 30 dakika süren bir görüşme yaptı.
15.06.1999 Ankara Emniyet Müdürlüğü Tarafından Hakkında
Hazırlandığı İddia Edilen Raporla İlgili Olarak Bir Basın Açıklaması
Yaptı
Fethullah Gülen, Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından hakkında hazırlandığı
iddia edilen raporla ilgili olarak bu raporu hazırlayanların suç
işlediğini belirtti. Amerika'da tedavi amacıyla bulunan Fethullah
Gülen, Show TV'de Reha Muhtar'ın sorularını cevaplandırdı.
18.06.1999 ATV'de Fethullah Gülen'e Ait Montaj Kaset Görüntüleri
Yayınlandı
Bu olaydan sonra Gülen hakkında soruşturma başlatıldı.
03.08.2000 Ankara DGM Savcısı Tutuklama Talep Etti
Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı, hakkında soruşturma yürüttüğü Fethullah
Gülen'in tutuklanmasını talep etti. Yaklaşık 1 yıldır Fethullah
Gülen hakkında yürüttüğü soruşturmanın sonuna gelen Savcı, Gülen'in
tutuklanması talebiyle nöbetçi Ankara 2 No'lu DGM yedek hakimliğine
başvurdu.
07.08.2000 Mahkeme Tutuklama İsteğini Reddetti
Ankara DGM Savcısı, Fethullah Gülen hakkında tutuklama talebiyle
Ankara 2 No'lu DGM Yedek Hakimliği'ne başvurdu. Ancak, mahkeme “suç
vasfının oluşmadığı” gerekçesiyle bu talebi reddetti.
11.08.2000 Fethullah Gülen Hakkında Yeniden Tutuklama Kararı
Verildi
Ankara 2 No'lu DGM, Fethullah Gülen hakkında gıyabi tutuklama kararı
çıkardı. Ankara 2 No'lu DGM, Savcı'nın yaptığı itirazı görüştü.
Yüksel'in talebini yerinde bulan Hakim Hüseyin Eken başkanlığındaki
mahkeme, Gülen hakkında gıyabi tutuklama kararı verdi.
28.08.2000 İstanbul DGM Tutuklama Kararını Kaldırdı
İstanbul 2 No'lu DGM heyeti, Gülen'in gıyabi tutukluluk kararını
kaldırdı.
Ankara DGM Cumhuriyet Savcısının, hakkında soruşturma yürüttüğü
Fethullah Gülen'in gıyabi tutukluluk kararı kaldırıldı. Şerafettin
İste başkanlığındaki İstanbul 2 No'lu DGM heyeti, Gülen'in avukatlarının
itirazı üzerine, 23 Ağustos'ta gönderilen ve 12 klasörden oluşan
dosyanın incelemesini tamamladı. Heyet, talep doğrultusunda Gülen
hakkındaki gıyabi tutuklama kararını kaldırdı.
31.08.2000 DGM Savcısı Dava Açtı
Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul DGM tarafından gıyabi
tutukluluk kararı kaldırılan Fethullah Gülen hakkında dava açtı.
Başsavcılık, Gülen için 'laik devlet yapısını değiştirerek yerine
dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt
kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu' gerekçesiyle
Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesine göre, 5 yıldan 10 yıla
kadar ağır hapis cezası istedi.
16.10.2000 Fethullah Gülen Hakkındaki Dâvâ Ankara DGM'de
Başladı
“Laik devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı
bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup, bu amaç doğrultusunda
faaliyetlerde bulunduğu" gerekçesiyle hakkında 10 yıla kadar
ağır hapis cezası talebiyle hakkında dava açılan Fethullah Gülen`in
muhakemesine başlandı.
04.12.2000 Mahkemenin İkinci Duruşması Yapıldı
Fethullah Gülen hakkında 'laik devlet düzenini yıkmak için örgüt
kurmak' iddiasıyla 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talebiyle
açılan davaya devam edildi.
01.12.2001 Kırık Testi Sohbetleri Yayınlanmaya Başladı
Fethullah Gülen Hocaefendi 21 Mart 1999'da ABD'ye gittikten sonra
sağlığının elverdiği ölçüde sohbetlerini devam ettirdi. Hocaefendi'nin
ABD'de yaptığı sohbetler ilk defa www.herkul.org sitesinde "Kırık
Testi" adlı köşede 1 Aralık 2001 tarihinde yayınlanmaya başladı.
31.03.2002 Kalp Rahatsızlığından Dolayı Tedavi Altına Alındı
3 yıldır kronik kalb ve şeker rahatsızlıkları sebebiyle ABD'de bulunan
Fethullah Gülen, 31 Mart 2002 Pazar günü yerel saatle 7.30'da acil
olarak hastaneye kaldırıldı.
02.04.2002 Tedavi Gördüğü Hastaneden Çıktı
Kronik kalb ve şeker rahatsızlıkları sebebiyle ABD'de bulunan Fethullah
Gülen, 31 Mart 2002 Pazar günü yerel saatle 7.30'da acil olarak
hastaneye kaldırıldı. 2 Nisan 2002 Salı günü Doktoru Hüseyin Çopur
tarafından bir basın açıklaması yapıldı ve yerel saatle 16:30 civarında
hastaneden çıkarıldı.
10.03.2003 Mahkemenin Son Duruşması Yapıldı
Fethullah Gülen'in, ''anayasal sistemi değiştirerek yerine İslamî
esaslara dayalı devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup, bu
amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu'' iddiasıyla 10 yıla
kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın kesin hükme bağlanması,
4616 sayılı şartla salıverilmeye, dava ve cezaların ertelenmesine
dair kanun uyarınca ertelendi.
21.01.2004 Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Sol Koroner Arter
Damarına Stent Takıldı
Sağlık problemleri sebebiyle bir süredir ABD'de bulunan Fethullah
Gülen'in kalp damarına operasyon yapıldı.
22.01.2004 Hastaneden Taburcu Edildi
Fethullah Gülen'in kalp damarına operasyon yapılarak sol koroner
arter damarına stent takıldı. 21 Ocak 2004 Çarşamba günü gerçekleşen
ameliyat sonrası 24 saat hastanede dinlenen Fethullah Gülen evde
dinlenmek üzere 22 Ocak 2004 Perşembe günü taburcu edildi.
29.02.2004 Nuriye Akman'a Mülakat Verdi
Sağlık problemleri sebebiyle Amerika'da bulunan ve beş yıllık aradan
sonra ilk kez Nuriye Akman'a konuşan Fethullah Gülen, dünyada ve
ülkemizde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Fethullah Gülen 5 yıl
önce 21 Mart 1999 tarihinde ABD'ye gitmişti.
Nuriye Akman'ın 1995 yılında Sabah gazetesinde yayınlanan Fethullah
Gülen'le yaptığı röportaj o günlerin flaş bir gazetecilik olayı
idi. Akman, dokuz yıl aradan sonra, Zaman Gazetesi adına Gülen ile
yeni bir söyleşi yapmak istiyordu. Zaman Gazetesi'nde çalışmasına
rağmen Amerika'ya sürekli haber yolluyor ama bir türlü olumlu cevap
alamıyordu. Bir süre önce, Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem
Dumanlı, Hocaefendi'ye "Nuriye Akman sizi ziyarete gelmek istiyor"
deyince sonunda olumlu cevabı almış. 26 Şubat 2004 günü ABD'ye giden
Akman, ziyaretçi olarak karşılanmış ancak röportaj için geldiğini
söyleyince, Hocaefendi "Ben böyle bir söz vermedim" diyerek
direnmiş ve iki gün konuşmamış. Ancak "bu kadar uzun yoldan
geldi, kendisini kırmayalım" diyerek rahatsızlığına rağmen
29 Şubat 2004 günü başlayan sohbetle üç gün boyunca Nuriye Akman'ın
sorularına cevap vermeye çalışmış. Bu görüşmeden sekiz gün sürecek
bir röportaj dizisi ortaya çıkmış… Röportaj 22 Mart 2004 pazartesi
gününden itibaren Zaman Gazetesi'nde yayınlanmaya başladı.
19/12/2004 Milliyet Gazetesi’nden Mehmet Gündem'e Mülakat
Verdi
Milliyet Gazetesi’nden Mehmet Gündem Fethullah Gülen ile 19 Aralık
2004 günü mülakat yapmaya başladı. Röportaj "Fethullah Gülen'le
11 Gün" başlığı altında 8 Ocak 2005 Cumartesi gününden itibaren
22 gün süreyle Milliyet Gazetesi'nde yayınlandı.
|